Astım hastalarında yaygın olarak görülen en büyük yanlış, “İyileştim” düşüncesiyle tedaviyi sona erdirmektir. Hava yollarında kronik iltihaplanma ile karakterize olan astım, modern yaşamın çevresel etkileriyle birlikte giderek daha fazla yayılmaktadır. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Berivan Usta, 5 Mayıs Dünya Astım Günü vesilesiyle hastalar için önemli uyarılarda bulundu.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ASTIM ATAKLARINI ARTIRIYOR
Astım hastalığının yaygınlığındaki artışa dikkat çeken Dr. Usta, egzoz dumanı, ev tozu akarları, küf ve kimyasal maddelerin hastalığın en büyük tetikleyicileri olduğunu açıkladı. İklim değişikliğinin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine de vurgu yapan Usta, “İklim değişikliği nedeniyle polenlerin havada daha uzun süre kalması, astım hastalarında atak sıklığını artıran önemli bir faktördür” dedi.
TEDAVİYİ SÜREKLİ DEVAM ETTİRİN
Astımın nefes darlığı, hırıltı ve öksürük gibi belirtilerle kendini gösterdiğini belirten Usta, hastaların çoğunun yaptığı hatanın, belirtiler azaldığında tedaviyi bırakmak olduğunu vurguladı: “Astım, kronik bir hastalıktır. Belirtiler kaybolsa bile, altta yatan süreç devam etmektedir. Hastalar kendilerini iyi hissettiklerinde tedaviyi bırakmamalı, hekim takiplerini sürdürmelidir.”
ASTIM KONTROLÜ İÇİN TEMEL ÖNERİLER
Dr. Berivan Usta, astım kontrolü için şu önemli önerilerde bulundu:
1. Ev Hijyeni: Ev düzenli olarak havalandırılmalı, toz ve alerjenler minimum seviyeye indirilmelidir. Ağır kokulu temizlik ürünlerinden ise kaçınılmalıdır.
2. Sigara ve Egzersiz: Sigaradan uzak durulmalı ve sağlıklı bir kilo korunmalıdır. Astım kontrol altındayken düzenli spor yapmak, akciğer kapasitesini artırarak hastalığın yönetimine katkı sağlar.
3. Acil Müdahale: Konuşmada zorluk ve dudaklarda morarma gibi durumlar “acil durum” olarak değerlendirilmelidir; bu gibi vakalarda derhal sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Astım hastaları için bu önerilere uymak, yaşam kalitelerini artırmak ve hastalığın yönetimini kolaylaştırmak adına kritik öneme sahiptir.